ÇİNLİ BİR ANNENİN KALBİNDEN DOĞAN DEV

Hollanda’nın Arnhem ve Nijmegen şehirlerinde düzenlenen dünya bisiklet zirvesi #Velocity 2017’den sizlere aktarmak istediğim çok fazla konu olduğunu tahmin edersiniz. Hangisinden başlasam diye pek tereddüt etmedim; çünkü konferans boyunca beni en çok etkileyen hikayeyi seçtim: MOBIKE

Konferans öncesinde ve konferans sırasında Çin’den esen bir rüzgar hissediliyordu. Son 1-2 yılda Çin’de akıllı bisiklet paylaşım sistemlerine gösterilen ilgide bir patlama yaşandığından; burada büyüyen şirketlerin Avrupa’ya açılacağından bahsediliyordu. Bu, doğal olarak Avrupa’da faaliyet gösteren şirketler için sıkı bir rekabetin habercisiydi. Bu şirketlerin içinde özellikle bir tanesi çok sıkı geliyordu. Konferansın fuar bölümünde ziyaret ettiğim MOBIKE standındaki görevli çok çarpıcı bilgiler verdi. Bu bilgilerin hemen hemen tamamı teknik bilgilerdi ve şaşırıp kalmıştım. Bu bilgilerin içinde bir tanesi teknik değil duygusal bir bilgiydi. Mobike şirketinin kurucusu olan genç bir anne, hamileyken bu işe girişmeye karar vermişti.

Sebep?

”Çocuğum daha temiz bir şehirde yaşasın”

Şapka çıkartıyorum.

Bu idealle yola çıkan Hu WeiWei neler başarmış bakın;

Şu anda dünyanın en büyük akıllı bisiklet paylaşım sistemi operatörü durumunda. Nisan 2016’da Shanghai’da 1 bölge ile başlayan operasyonlar kısa sürede Çin ve Singapur’da 50 şehre yayılmış. 100. şehir hedefine Haziran 2017’de yani bu ay  Manchester şehri ile yapılan anlaşma ile Avrupa’ya ilk adımını İngiltere üzerinden atarak ulaşıyor MOBIKE. Operasyonlar 29 Haziran’da başlıyormuş. Kuruluşundan itibaren 1 yıl içinde şirket 3.65 milyon bisiklet ve günlük 20 milyon kullanım sayılarına ulaşmış. Görünüşe bakılırsa bu büyüme bir süre daha hız kesmeyecek ve birçok ülkede MOBIKE’ları görmeye devam edeceğiz. 2017 sonu hedefi ise 200 şehir.

Peki nedeni ne bu hızlı büyümenin? Tabii ki şirketin sektöre getirdiği müthiş yenilikler.

Bu yenilikler neler mi? Bakalım;

  1. İstasyonsuz bisiklet kullanım prensibi. Yani Kullandığın bisikleti, belli noktalarda bulunan park istasyonlarına iade etmeniz gerekmiyor(Bu sistemde maliyet yükünü çok arttıran istasyonlar bulunmuyor). Şehir içinde herhangi bir yere bırakıyorsunuz, onu kullanmak isteyen bir diğer abone cep telefonundaki uygulama sayesinde bisikletin yerini görüp bisikletin olduğu yere gidiyor, bisikletin gidonunda bulunan karekodu telefonuyla tarayınca kilit açılıyor. Bu uygulama tam bir devrim niteliğinde. Hem maliyeti azaltıyor, hem kullanımı kolaylaştırıyor, dolayısıyla daha fazla kullanıcıyı cezbediyor. Çin’de ulaşılan kullanıcı sayısı bunun göstergesi.
  2.  Kaliteli ve dayanıklı bisikletler.
  3.  operasyonların takibinde ciddiyet ve yerel yönetimle işbirliği.
  4. Akıllı veri toplama ve değerlendirme kabiliyeti ve bu verilerin şehrin trafik çözümlerinde kullanılmasına olanak sağlanması ve daha akıllı şehirler yaratılması.      Yukarıdaki 2. maddeyi biraz açmak istiyorum, çünkü ziyaretim sırasında bana anlatılanlar gerçekten çok şaşırtıcıydı. Bu bisikletler alüminyum alaşımlı, dayanıklılığı yüksek kadrolara sahip ve oldukça hafifler(Daha hafif karbon fiber kadrolu bir modeli de var). Jantlar ise magnezyum alaşımlı. Fotoğrafta dikkatinizi çekmiştir sanırım, jant tellerindeki dışa doğru çıkıntı( aynısından iç kısımda yok) çok milimetrik hesaplanarak başka hiç bir bisikletle uyumlu olmaması sağlanmış. Başka bisikletlere takıldığında denge bozuluyormuş. Yine dikkat ettiyseniz jantın bisiklete bağlantısı hem önde hem arkada tek kolla yapılmış. Şimdi sıkı durun: Bu bisikletlerde ne zincir var ne de kayış. ‘Stepper system’ diye adlandırılan bir motora sahip.  Fuardaki görevli bana bu sistemin hava basıncıyla çalıştığını söyledi ama İnternette bununla ilgili bilgiye ulaşamadım. GPS sisteminin pili ise pedala uygulanan gücün elektriğe dönüştürülmesiyle  dolduruluyor. Frenler ise göbeklere entegre edilmiş, kapalı sistem frenler.                                                                           Çin’de büyük başarılara imza atmış bir diğer şirket ise Ofo imiş. o da dünyaya açılma hazırlığında. Avrupalı ve Amerikalı şirketler tedirgin.                              Çin’den bir de başarısızlık örneği vermek istiyorum sizlere: Wukong Bikes adlı küçük çaplı bir şirket ucuz ve GPS takip sistemi olmayan bisikletlerle piyasa giriyor ve kısa sürede 1200 bisiklet çalınınca veya kaybolunca ne yazık ki iflas ediyor.                     Bu arada önemli bir detayı da aktarmak istiyorum: Akıllı bisiklet paylaşım sistemi işi yapan şirketler sistemi belediyelere satmak yerine, uygun koşullar sağlanırsa kendileri işletme yoluna da gidebileceklerini söylüyorlar. Bu konuyu fuarda bulunan şirketlere özellikle sordum.  Genellikle işleyiş şöyle: Belediye bu şirketlere ya serbest fiyat uygulama yetkisi veriyor, ya da belli oranlarda maddi  destek veya kolaylık sağlıyor. Örneğin sistemi işleten şirketten ruhsat veya kira ücreti almıyor.    Akıllı bisiklet paylaşım sistemlerinde gelinen bu son nokta belediyelerin bu konuda yapacağı yatırımlardan büyük tasarruf etmesine olanak sağlıyor. Hal böyle olunca biz de bu sistemlerin ülkemizde daha hızlı bir şekilde yaygınlaşmasını umuyoruz.

P_20170616_103137_1_p

Photo credits: Adnan Çangır

Reklamlar

ÇİNLİ BİR ANNENİN KALBİNDEN DOĞAN DEV” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s