DİYELİM Kİ OTOBÜS ŞİRKETİ…

Avrupa Birliği 1990’lı yıllardaki sera gazı salınım oranlarını 2050 yılında %60 azaltma hedefini koymuş. Ancak sera gazı salınımı 1990’lardan günümüze ne yazık ki azalmamış; aksine %20 artmış. Yine de bu hedefe ulaşmak için çok çeşitli uygulamalar hayata geçiriliyor, önlemler alınmaya devam ediyor. Bunlardan birisi de trenlerde bisiklet kullanımının daha yaygın hale getirilmesi.Bu amaçla Avrupa Bisikletliler Federasyonu bir rapor hazırlamış. Raporun kilit sorusu şu;

Tren yolculuğunu bisikletle bağlantılandırmak isteyen bir müşteri ne zaman mutlu bir müşteri olur?

Bu sorudan hareketle bir dizi öneriler hazırlanmış. Ülkemizde tren kullanımı çok yaygın olmadığı için bu önerileri tek tek ele almak istemedim. Bunun yerine şunu düşünebiliriz:

Hem şehirler arası hem şehir içi ulaşımda hem trenlerde hem de otobüslerde bisiklet taşınmasına ilişkin özendirici önlemler alınmalı. Bunların en başında çoğumuzun yaşadığı muavinle başlayıp kaptan şoförle devam eden tartışmalara çözüm bulunması geliyor. Bilindiği gibi bazı otobüs şirketleri bisikleti ücretsiz taşıyacağını duyurmasına rağmen uygulamada otobüs şoförüyle sorunlar yaşamaya devam ediyoruz. Bu nedenle şirketlerin web sitelerinde bu konuda net bir ücret tarifesi ve koşullar açıkça belirtilmeli. Bu noktada ben katlanır ve parçalara ayrılıp paketlenmiş her türlü bisikletin ücretsiz; ama ambalajsız ve katlanma özelliği bulunmayan bisikletlerin önceden belirlenmiş bir ücretle taşınmasının uygun olacağını düşünüyorum. Yolcunun otobüste veya trende taşınacak ve ücrete tabi olan bisikletini bilet alırken bildirmesi ve ücretini bu aşamada ödemesi sorunun çözülmesini sağlayacaktır. Eğer yolcu bileti İnternet üzerinden alıyorsa bilet satış sayfasında bu tür detayların yer alması mutlaka sağlanmalıdır. Yine mutlaka yer alması gereken bir detay da bisiklet taşıyan otobüslerin veya trenlerin hareket saatlerinin belirtilmesi. Bu otobüslerde ve trenlerin ilgili vagonlarında kolayca görülebilecek büyüklükte bisiklet görsellerinin bulunması da kolaylaştırıcı unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle çok sayıda vagonu bulunan trenlerde bunun ne kadar önemli olduğunu tahmin edersiniz. Vagonlarda bu görseller varsa tren daha durmadan o vagonu görür, ona göre konum alırsınız.

Fiziki erişim olanakları bu konunun bir diğer boyutu. Örneğin trene binmek için alt geçitten geçmeniz gerekiyorsa ve bu sadece merdivenlerden geçerek mümkünse işiniz hiç de kolay olmayacaktır. Hele uzun yolculuk yapan bir bisikletliyseniz bisikletinizi basamaklardan indirip tekrar yukarıya çıkarmak hiç de hoşunuza gitmeyecektir. Almanya’da yaşadığım bu deneyimden sonra Almanya’nın gelişmişliğine epey laf saydırmışlığım da vardır bu arada.Bu tür geçitlerde bulunan asansörlere bisikleti sığdıramamak ise ayrıca sinir bozucu bir durum. Bütün bunlar kadar kötü olan başka ne var derseniz, yükleme eşiği çok yüksek olan trenler derim.Göğüs hizanızdaki yükseklite duran bir vagona bisiklet koymayı denediniz mi? Ben denedim. Hem de 45 kilo ağırlığında bir bisiklet. Tren her an hereket edebilir endişesiyle bunu yapıyorsanız durum daha da vahim. Bu gibi durumlarda taşınabilir rampalar iyi bir çözüm olabilir. Diğer taraftan merdivenlerin yerini; eğimi çok iyi ayarlanmış rampaların aldığı güzel geçit örnekleri de var. Ya da bisikletinizi rahatça sığdırabildiğiniz asansörler. Ve beklediğiniz zemin ile aynı seviyede duran yükleme eşiği olan trenler.

Başka neler sayılabilir cezbedici unsur olarak?

Örneğin bisiklet vagonunun tandem veya recumbent(yatay) bisikletlerin de rahatlıkla sığabileceği genişlikte olması.

Örneğin elektrikli bisikletlerin pillerini doldurma olanağı sunulması.

Sözünü ettiğim rapordaki önerilerin içinde belki de en çok beğendiğim öneriye sıra geldi şimdi. Diyelim ki otobüs veya trenle yolculuk yapıyorsunuz ve bisikletiniz yok, ya da bu yolculukta yanınızıda getirmediniz; ama gideceğiniz şehirde ulaşımınızı bisikletle sağlamak istiyorsunuz. otogarda ya da tren istasyonunda bisiklet kiralanıp kiralanmadığını merak ediyorsunuz. Varmış ama abone olmak gerekiyormuş. Kredi kartıyla alınamıyormuş. Alınıyormuş ama pahalıya geliyormuş, vs, vs. ECF yetkilileri diyor ki tren veya otobüs şirketi gittiğiniz yerde bisiklet kiralama sistemi işletiyor olsa, ve de siz biletinizi alırken bisikletinizi de kiralasanız.

Nasıl olur?

Bence tadından yenmez.

Pardon? Çok uçtun Adnan hoca mı dediniz?

Olsun biz hayal edelim. Belki bizim gibi uçmaya meyilli birilerinin hoşuna gider de yapıverir.Umut fakirin ekmeği.

Güncelleme (12 Nisan 2018):

Bahsini ettiğim bisiklet kiralama sistemi işleten demiryolu şirketinin varlığını Haziran 2017’de Velocity bisiklet kongresine katılmak üzere gittiğim Hollanda’da gördüm. Yani olabiliyormuş. Türkiye’de olur mu?

Çok beklememiz lazım.

Kaynak: http://www.ecf.com

Phto credit: http://www.raleighnc.gov

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s