UÇAKTA BİSİKLET TAŞIMA SIKINTISI

Now We Bike  projesi için bütün hazırlıklar tamamlandı. Heyecanla Kopenhag’a ulaşmak istiyoruz bir an önce. Bekenen gün geldi ve uçağa bindik. Uçak Kopenhag hava alanına inmek için alçalmaya başladığında deniz seviyesindeki pek de verimli olmadığını düşündüğüm arazilerin denizle buluşmasını  izlerken Danimarka ile İsveç’i birbirine bağlayan o upuzun köprüyü gördüm. Güzel bir sürpriz oldu. Oresund Köprüsü, aynı ada sahip boğazın ortasında bulunan yapay bir ada olan Peberholm adasına kadar uzanıyormuş. Uzunluğu 8 km. Karayolu ve demiryolu buradan Drogden tüneline girip 4 km sonra Danimarka’nın Amager adasına ulaşıyormuş. Kopenhag’ı İsveç’in Malmö şehrine bağlayan bu tünel – köprü kombinasyonu yolda bisiklet kullanmak yasakmış. Yolunuz düşerse aklınızda olsun.

Bu güzel manzarayı izleyerek inişimizi yaptıktan sonra hava alanında bisikletlerimizi almak için beklerken şu fotoğrafı çektim;

Kopenhag hava alanında bisiklet pompası
Kopenhag hava alanında bisiklet pompası

Diyor ki; Kopenhag sakinleri her gün 1. 340.000(Bir milyon üç yüz kırk bin) kilometre yol katediyor. Bu, dünyanın etrafını 31 kez dolaşmak anlamına geliyor. Gelin, siz de onlara katılın.

Oysa yolculuğumuzun başlangıç noktası olan Milas Bodrum hava alanı iç hatlar hizmet binasında bisiklet kolilerini geçirecek büyüklükte x ray cihazı yoktu. Dediler ki yandaki dış hatlara götürün, oradaki cihazlar büyük. Oradan tekrar buraya getirin. Valiz taşıma arabalarıyla. 5 bisiklet. Mesafe gidiş dönüş 1 km kesin var. Aldı bizi bir panik. Feridun hocanın eski bir öğrencisi çıktı karşımıza, bir kamyonet gönderdi sağ olsun, ama biz yolun çoğunu valiz taşıma arabalarıyla katettik. Yetiştik yetişmesine ama kan ter içinde kaldık. Yaşadığımız stresi tahmin edersiniz.

Kopenhag hava alanında ise fotoğrafta görüldüğü gibi bisikletlerin lastiğini şişirmek için pompa bile düşünülmüş. Malum, bisikletleri uçağa verirken lastik havalarını boşaltmak gerekiyor.

Ayrıca bisikletleri özel bölmeden alıyorsunuz.

Bizim bisikletler pek de dayanıklı olmayan kolilerde idi. Bunlar ise başka yolculara ait.
Bizim bisikletler pek de dayanıklı olmayan kolilerde idi. Bunlar ise başka yolculara ait.

 

Yukarıdaki gibi özel üretilmiş bisiklet valizleri almak korkulu rüya görmenizi engelleyecektir, ancak bisikletinizde bunları taşımak olanaksız. Ya turunuzun son noktasına kargolayacaksınız – bu çok pahalıya mal olacaktır- ya da turunuzu başladığınız yerde bitireceksiniz, ki bu durumda bu valizleri emanet edebileceğiniz birileri olması gerek.

Diğer seçenek ise turun bitiminde bisiklet mağazalarından koli bulmak. Eğer sağlam koli bulabilirseniz bu işi çok ucuza halledebilirsiniz. Koliniz sağlam değilse bizimki gibi kötü bir sürprizle karşılaşabilirsiniz.

Bu hava alanında arkasında bisiklet taşıma aparatı olan minibüs taksiler var. Eğer bisikletinizi taksiyle taşımanız gerekiyorsa endişe etmeyin. Biz 5 bisikleti kolilerden çıkarıp sığdırdık minibüsün içine. Taşıyıcı olan minibüs daha küçüktü, o yüzden taşıyıcısı olmayan ama daha büyük bir aracı tercih ettik.

Bisikletleri kolilerden çıkarırken bizi kötü bir sürpriz bekliyordu. Aysel Ataş’ın bisikletinin ön maşası kırılmıştı. Bu şanssızlığı güzel bir tesadüf telafi etti. Now We Bike projesi için bisikletlerimizi(Carraro marka) özel tasarımlarla üreten Accell Bisiklet’in genel müdürü Anıl bey bizim projenin açılışına katılmak üzere Kopenhag’a geliyordu. Son dakikada kendisine ulaşıp maşa sipariş ettik ve ertesi gün maşamız geldi. Anıl bey hızır gibi yetişmişti.

Maşanın montajı için bir aparat eksik gelince Feridun hocayla attık kendimizi Kopenhag sokaklarına ve tesadüfen girdiğimiz bir bisikletçide Türkçe konuşan bir usta ile karşılaştık. İnce belli bardaktan demleme çay ikramını Avrupa’da bulunca kaçırmamak lazım. Biz de öyle yaptık. Usta bizim işimizi iki dakikada halletti ama sohbet biraz uzadı. Ustamız Afganistanlıymış. Manisa Alaşehirli bir kıza gönlünü kaptırmış burada ve evlenmişler.

İşte bizim eniştenin dükkanı ve kendisi;

Kopenhag'ta Türkçe konuşan bisiklet tamircisinin dükkanı
Kopenhag’ta Türkçe konuşan bisiklet tamircisinin dükkanı
28767365980_af6246b13c_c
İşte ustamız.

Tamir işinden ücret almadığı gibi bir de zincir yağı hediye etti bize Abdulrezzak. Gitme zamanıydı. Teşekkür edip ayrıldık.

Daha sonra fark ettik ki maşası kırılan bisikletin ön jantı da epey zarar görmüş. Ayar tutmuyor. O bisikleti yola çıktıktan iki gün sonra Kopenhag’a göndermek zorunda kaldık. Takımın beşinci elemanı Saska tura zaten kısıtlı süre katılmayı düşünüyordu, onun bisikletini alıp yola devam ettik.

Türk Hava Yolları toplamda 1800 TL civarını bulan zararımızın yarısını ödemeyi teklif ederek bizi hayal kırıklığına uğrattı ne yazık ki. Tamamını alabilmek için girişimlerimiz devam ediyor.

Takım Kopenhag sokaklarında.
Takım Kopenhag sokaklarında.

Kopenhag'taki ünlü bisiklet sayaçlarından biri. Buradan elde edilen istatistikler çok değerli.

Devam edecek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s