KİTABA GENEL BAKIŞ: STK’LAR SÜRECİN EN ÖNEMLİ PAYDAŞIDIR

 

‘Bisiklet Kentleri Yaratmak: Başarı için gerekenler’, iki ana bölümden oluşuyor: 1) ‘Bisiklet vizyonunun doğuşu ve gelişimi’, bir bisiklet politikası oluşturmanın ön koşullarını anlatıyor. 2) ‘Sezgisel ve kapsamlı’ başlıklı ikinci bölüm ise programın tasarlanmasına yön gösteren temel unsurlar üzerinde derinleşiyor. İki ana madde de Avrupa ve dünyadaki politika uygulayıcılarının kişisel görüşlerinin yanı sıra pratik örneklerle desteklenmiş somut ve tartışılmış örnekleri de sunuyor.

Bu yayın, politikacıların ve şehrin diğer yöneticilerinin bisikleti inançla ve kararlılıkla destekleyip yatırımın doğru yere yapılmasını sağlamadaki rolünü anlatan şu başlıkla başlıyor: ‘Deneyimli politik ve idari adanmışlığın varlığı: Başarı öyküleri ve önyargılar.’

“Uzun Vadeli yatırımları garantiye almak: Gelenekselden daha yaratıcı girişimlere” başlığı istikrarlı finansal desteğin büyüme ve güvenilirliğin sağlanması açısından bisiklet için öneminin altını çiziyor. Düzensiz ve kararsız yatırımlar özellikle kültürel ve davranışsal önyargıları alt etmesi gereken ulaşım seçenekleri söz konusu olduğunda en büyük engelleyici etkendir.

“Bütünleşme ayrışmayı yener: Eşit dağılımlı planlama eşit kazanım sağlar.” Bu başlık, bisiklet planlamalarının daha geniş biçimde şehir ve bölgesel ulaşım planlarına entegre edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Akla ve mantığa yatkın organik bisiklet kullanım koşulları, teknoloji tarafından güçlendirilmiş araçlardan daha etkili ve ekonomiktir.

“Güçlü bir takım: Nitelikler, motivasyon ve iş gücü; bu tarif değişmez” başlığı, konu hakkında özel uzmanlık ve yeterli insan gücünün yanı sıra bisiklet için güçlü bir tutku besleyen, etkili ekiplerin kritik rolünü derinlemesine inceliyor. Sadece küçük, sembolik, amacına hizmet etmeyen projelere bel bağlayan birçok Avrupa şehrinde genellikle eksik olan bu ideal ve yetkin ekiptir.

“Yerel paydaşların desteği ve katılımı: ortak karar alma sürecinin güçlü ve kısıtlayıcı yanları” Bu başlık, giderek daha fazla dikkat çeken, politik duruş zayıfladıkça sesi yükselen geniş tabanlı halk hareketlerinin gözle görülen rolünü ele alıyor. Çevreciler, semt konseyleri, bisiklet dernekleri güçlü bir potansiyeli temsil ederler ve resmi birimlere (Belediyelerin ulaştırma daireleri vb) paralel, yetkin birer mevkidaştırlar. Yüksek motivasyona sahip bu gruplardan istifade etmek, planlama sürecinin en başında fikirlerin ortaya konulmasına katkı sağlamak, karşılıklı gereksinimleri anlamak, nihai kararların ortağı olmalarını ve yetkililerle sıkı bir birliktelik içinde olmalarını sağlamak için kritik öneme sahiptir.

 

“Destekleyici kurumsal işbirliği: İlgili otoritelerle sağlanan sinerjiyle engelleri aşma’’ başlığı, uygulanmak istenen politikaların hazırlık aşamasında hatalar ve çakışmalar sonucunda çoğunlukla işlevsizlik ve etkisizlikle sonuçlanan kurumsal (kurum içi veya kurumlar arası) bölünme ve rekabetin gizli tuzaklarını anlatıyor.  Birimler arasında bisiklet politikaları konusunda ortak akla dayanan bir vizyonu yakalamak kolay değildir, ancak hızlı bir başarıyı getireceğinden kararlılıkla desteklenmeli, güçlendirilmelidir.

“Hiçbir çözüm herkese uymaz: Programı yerel yapıya, önceliklere ve fırsatlara göre uyarlayın…”  maddesi tekerleğin her seferinde yeniden icat edilmesi değil, adapte edilmesi gerektiğini savunur. Diğer şehirlerdeki iyi uygulama örneklerinden kendi fiziki koşullarına ve altyapısına, finansal yapısına, kültürüne en çok uyan modeli benimseyerek bunun üzerinden bisiklet politikalarını oluşturmalıdır.

“Vatandaşı anlama ve değer verme: Odak noktası insanlar ve onların alışkanlıkları, güçlü ve zayıf yönleri…” maddesi kişisel algılama ve tepkimeler üzerine geniş bir açıdan bakıyor ki bu konu güvenlik, fiziksel güç harcama, konfor, özgürlük, esneklik, erişilebilirlik ve uygulanabilirlik gibi konulara bağlı olarak bisiklet kullanımının oldukça zor olduğu algısını değerlendiriyor. Çünkü bu endişeler  hem başarıyı getirebilir hem de kaybettirebilir. Önemli olan insanların alışkanlıklarını, korkularını ve ön yargılarını tam olarak anlamak, onların ihtiyaçlarını ve önerilerini yakından dinlemek, bisikletlilerin farklı yaş gruplarından, farklı kültür ve sosyo-ekonomik unsurlardan oluştuğunu, farklı istek ve ihtiyaçları olduğunu görmek gerekir.

“Sert ve ılımlı önlemlerin ele alınması: Önce mutlaka yapılması gerekeni, sonra da yapılırsa iyi olur dediklerinizi uygulayın.” Maddesi, klasik tavuk ve yumurta ikilemini ele alıyor: Önce altyapıya mı, yoksa akıllı teknolojilere sahip hizmetlere mi yatırım yapılmalı? Bunun bir reçetesi olmasa da şehir yönetimleri olanakları elverdiğince her ikisini de kullanıma sunmalıdır. İşe yaramayacak olan ise sadece tek bir bileşene yatırım yaparak daha fazla insanın bisiklet kullanmasını beklemek olacaktır. Örneğin sadece ilave bisiklet yolları yapmak, yeni bir bisiklet kiralama sistemi kurmak veya bir kampanya başlatmak. Çekici olan, sert ve ılımlı önlemlerin dengeli bir şekilde ve diğer ulaşım sistemleriyle entegre edilerek sunulmasıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s